MERAK EDİLENLER

cocuklarda-akupunktur

ÇOCUKLARDA AKUPUNKTUR UYGULAMASI

Binlerce yıldır Uzak Doğu’ da uygulanmakta olan akupunktur, Avrupa ve Amerika’ da, üniversite hastaneleri de dahil olmak üzere yaygın olarak kullanılmaktadır. Çocuk hastalıkları tedavisinde etkin ve düşük riskli olduğuna dair deliller tespit edilmiştir. Yapılan çalışmalarda, çocuklarda en sık ameliyat sonrası ve kemoterapi/ radyoterapiye bağlı bulantı- kusmada kullanıldığı görülmüştür. Ayrıca mevsimsel allerjik rinit, astım, bazı nörolojik ve ruhsal sorunlarda, gece işemelerinde ( enüresis noktürnans), sınav- yarışma heyecanı gibi sorunlarda da faydalı olabilmektedir. Toksik ve istenmeyen etkileri yok sayılabileceği için gelişmiş ülkelerde artan yaygınlıkta kullanımı tavsiye edilmektedir.

yaslilar

YAŞLILIK SORUNLARINDA GERİATRİK SENDROMLARDA AKUPUNKTUR

Yaşlılığa bağlı sorunlar arasında sıklıkla kas-iskelet sistemine ait sorunlar, ağrılar, düşmeler, fonksiyonel ve zihinsel gerilemeler, idrar kaçırma, uyku bozukluğu, mide ülseri ve delirium sayılabilir. Bu sorunlar, tek bir hastalık olmaktan öte pek çok bileşeni olan bir sendrom olarak tanımlanabilir. Çeşitli bileşenlerin varlığı da çoklu-ilaç tedavilerini beraberinde getirebilmektedir. Ancak çoklu-ilaç tedavisi de yaşlı birey için başlı başına bir sorundur. Bu hasta grubunda temel amaç, normal aktivitenin hızla yerine konmasıdır. Tedavi parametreleri arasında fiziksel aktivitenin yanısıra ağrı kontrolu, uyku,iştah ve genel iyilik hali sayılabilir. Akupunktur, bu hastalara tıbbi ve fiziksel tedavinin yanısıra uygulanmaktadır. Zira akupunktur, düzenleyici ve dengelrue”eyici bir tedavidir. Böylelikle daha az ilaçla tedavide daha fazla yol katedilmekte ve çoklu- ilaç tedavisine bağlı sorunlardan da sakınılmaktadır. Tıp literatüründe bu konuda yapılmış pek çok çalışma ve makalelerini bulmak mümkündür.

adet-nedir

ADET DÖNEMİ SORUNLARINDA AKUPUNKTUR

Bu dönemde en sık karşılaşılan sorunlar, premenstrüel sendrom( adet öncesi gerginlik), dismenore( ağrılı adet) ve adet düzensizlikleridir.Bunların önemli bir kısmında jinekolojik ve hormonal açıdan bir sorun tespit edilememektedir. Bu hasta grubunda akupunktur, bir düzenleyici ve dengeleyici tedavi olarak yardımcı olmaktadır. Sorun tespit edilip jinekelojik ve hormonal tedaviye alınanlarda da akupunktur, tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılmaktadır. Aynı zamanda akupunktur, adet düzensizlikleri, obezite ve infertilitede (kısırlık) önemli bir nedensel faktör olan Polikistik Over Sendromunun tedavisinde de bir tamamlayıcı tıp yöntemidir. Tıp literatürü incelendiğinde yukarıdaki sorunlarla ilgili gelişmiş ülkelerde yapılmış pek çok çalışma ve olumlu sonuçlar karşımıza çıkmaktadır.

menapoz

MENOPOZ DÖNEMİ VE AKUPUNKTUR

Bu dönemde kadınlarda görülen ateş basması, osteoporoz ( kemik erimesi), depresyon gibi yakınma ve hastalıkların akupunktur ile tedavi edilebileceği bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Tıp literatürü bu konuda pek çok yayınla doludur. Ayrıca her yaştaki kadın için akupunkturun kozmetik yararı da inkar edilemez bir gerçektir.

gebelik

HAMİLELİK VE GEBELİK SONRASI DÖNEMDE AKUPUNKTUR

Hamilelerde bulantı- kusma, başağrısı, bel ağrısı sık yaşanan problemlerdendir.İlaç almaya çekinen anne adayına bu sorunları için akupunktur, belli bazı kurallara uymak kaydıyla, faydalı olabilmektedir. Gebelik ve sonrasında yaşanabilen depresyon tedavisinde de akupunkturun yeri vardır. Gebeliğin 36. haftasından itibaren makat geliş tespit edilen anne adaylarında akupunktur ve moksibüsyon, bunun baş gelişe çevrilmesinde yararlı olabilmektedir. Belli kurallar çerçevesinde uygulandığında, gebelere bir yan etkisi olmadığından dünyada önerilen bir yöntemdir.Doğuma gelen anne adayında doğum ağrılarının hafifletilmesi,doğumu hızlandırması, rahmin kendisini toplamasını kolaylaştırması da akupunkturun önemli faydaları arasında sayılabilir.Yeterli süt salgısı, dolayısıyla başarılı emzirme, doğumdan sonra anneleri zorlamaktadır. Halbuki bu sorun, diğer bilinen yöntemlerin yanısıra, akupunktur ile aşılabilmektedir.

ureme

YARDIMCI ÜREME TEKNİKLERİ VE AKUPUNKTUR

Akupunktur, düzenleyici ve dengeleyici bir tedavi yöntemidir. Sadece Uzak Doğu’ da olmayıp Avrupa ve Amerika’ da da bu özelliğinden daha doğru şekilde ve daha yaygın olarak yararlanılmaktadır. Yararlanıldığı alanlardan biri de Yardımcı Üreme Teknikleridir. Zira akupunktur, stresi azaltmakta, kişiyi rahatlatmakta, yumurtalık ve rahim kanlanmasını artırmaktadır. Bir jinekoloğun da takibi eşliğinde ‘Tüp Bebek ‘ tedavisinin başarı şansını artırmaktadır. Hatta baba adaylarında da uygulanabilmekte ve stresi azaltıp, testis kanlanmasını artırarak cinsel iktidarsızlık, sperm kalite sorunlarının çözümüne, tamamlayıcı tıp yöntemiyle, katkı sağlayarak ailelere yardımcı olabilmektedir.

ameliyat

CERRAHİ ÖNCESİ UYGULANAN AKUPUNKTURUN CERRAHİ SONRASI İYİLEŞME ÜZERİNE ETKİLERİ

Akupunkturun, • bağışıklık sistemini güçlendirici, • doku kanlanmasını artırıcı, • duyu ve motor sinirlerin rejenerasyonunu,tamirini kolaylaştırıcı, • bulantıyı tedavi edici, • solunum fonksiyonlarında iyileşme sağlayıcı, • tansiyonu düzenleyici, • kondisyonu arttırıcı, • anesteziden uyanmayı hızlandırıcı, • ağrıyı giderici etkileri bilinmektedir. Bu etkilerin bir kısmı insanlarda, bir kısmı da hayvanlarda yapılan deneylerle gösterilmiştir ve daha ileri çalışmalar da halen sürdürülmektedir.Tüm bu faydaları göz önüne alındığında, cerrahi öncesi akupunktur tedavisi uygulamasının, ameliyat sonrası iyileşmeyi hızlandıracağı ve kolaylaştıracağı düşünülmüş ve çeşitli çalışmalar yürütülmüş ve yürütülmektedir. Alınan sonuçlar, gerçekten beklenildiği gibi olmuştur. Kendi kişisel deneyimim de, cerrahi öncesi düzenli tedaviye aldığım hastalarda benzer olmuştur.Dolayısıyla, cerrahi öncesi akupunktur tedavisi, dikkate alınmaya değer bir konudur.

bebeklerde aku

BEBEKLERE VE KÜÇÜK ÇOCUKLARA MASAJ

Bebeklere ve küçük çocuklara masaj yaparak onların bedensel ve ruhsal sağlıklarına katkıda bulunabiliriz.Ovarak, sakinleştirir ve rahatlatır, sıcaklık yaratır, enerjiyi (çiy) hareket ettirir, kan dolaşımını canlandırırız.Yoğurarak, çiy dolaşımını artırır, deri altındaki dokuların çiy almalarını sağlarız. ise çiyi hareket ettirir, dokuların sağlıklı gelişmesini sağlarız. Tüm bu uygulamalar için belli teknikler söz konusudur. Ayrıca çeşitli sağlık sorunlarında da  akupunktur noktalarına denk gelen bazı bölgeler kullanılmaktadır.

agri

AĞRI TEDAVİSİ VE TAMAMLIYICI TIP

Ağrı, varolan veya olası bir doku hasarıyla birlikte giden, duyusal ve duygusal hoş olmayan bir deneyimdir. Bizim tehlikeli durumlardan sakınmamızı sağlar. Genellikle hasarlı doku iyileştiğinde geçmekle birlikte, kimi zaman doku iyileşmesine rağmen ağrı geçmez. Ağrı, dikkat kontrolünü, hafızayı, zihinsel yetileri, bilgi işleme hızımızı olumsuz etkileyen bir süreçtir. Aynı zamanda ağrı varlığı, derin nefes almamızı kısıtlayan, tansiyonumuzu yükselten, uykumuzu bozan, bizi mutsuz edip uzun dönemde çalışma ve yaşama isteğimizi kırarak depresyona kadar götürebilen bir durumdur. Öyleyse ağrı başladığında yapılacak ilk şey, geçer diye beklemeyip geçmesi için gereken girişimlerde bulunmaktır. Bu en basitinden bir ağrı kesici almak olabileceği gibi, cinsine ve süresine bağlı olarak uygulanacak çeşitli tedavi seçenekleri için ilgili doktora başvurmak da olabilir. Zira zamanında yeterli ve uygun tedavi edilmemiş ağrı, ileride ‘ Kronik Ağrı Sendromlu’ bireyler olmamıza yol açabilir. Burada göz ardı edilmemesi gereken önemli bir konu, yenidoğan ve bebeklerin de ağrı duydukları, ancak bunu ağlamak dışında ifade edememeleridir. Öncelikle ‘ Ağrım var’ diyen kişinin ağrısı olduğu bilinmelidir. Ağrının şiddeti ise o kişinin söylediği gibidir. Zira ağrı, subjektif bir olaydır. Tedavisi ise ağrının niteliğine göre değişebilir. Seçenekler arasında ilaç tedavisi, psikolojik destek, cerrahi yöntemler ve tamamlayıcı tıp sayılabilir. Tamamlayıcı tıp seçeneği içinde de akupunktur, nöralterapi ve kupa çekme bulunmaktadır. Akupunktur ile çeşitli tip başağrıları, kas- iskelet sistemi ağrıları, bazı karın ağrıları, kanser ağrıları, zona gibi çeşitli tip nöropatik ağrıları tedavi etmek mümkündür. Ayrıca daha önce de söz ettiğimiz gibi ağrıya bağlı gelişen hafıza, zihinsel aktivite, huzursuzluk, uykusuzluk, mutsuzluk, depresyon, bulantı- kusma gibi psikolojik ve fizyolojik sorunların düzelmesinde de çok etkindir. Nöralterapi ise çok düşük doz lokal anestezik kullanımı ile sağlanan bir düzenleyici tedavidir, yani denge tedavisidir. Antik dönemlere ait kitaplarda, ‘ Bir hekimin en iyi ve onurlu görevi, ağrıyı gidermektir. Bunu başaran hekim, iyi hekimdir! ‘ denilmektedir. Sağlam doku ile hasarlı dokunun elektrik yükleri aynı değildir. Nöralterapi ile hasarlı dokunun elektrik yükü düzeltilip ağrının kısır döngüsü kırılabilmekte, dokunun kendini iyileştirmesine fırsat verilmektedir. Kupa çekmenin tarihi ise 5000 yıldan fazladır. ‘ Tıbbın Babası’ sayılan Hipokrat’ ın da bu konuya aşina olduğu bir gerçektir. Uygulama yüzyıllar içinde gelişerek günümüze kadar ulaşmıştır. Temelinde organizmanın kendi iyileşme gücünü tetikleyen, düzenleyici ve doğal bir tedavi yöntemidir. Çocuklar da dahil olmak üzere pek çok hasta grubunda, farklı endikasyonlarla kullanılabilmektedir. Ağrı, bu endikasyonlardan sadece biridir. Başağrısı, migren, romatizmal ağrılar, kadınlarda ağrılı adet, sistit ağrısı sayılabilecek örnekler arasındadır. Sağlık ve mutluluk dileklerimle.

dis

DİŞ HEKİMLİĞİNDE AKUPUNKTUR

Akupunktur, pek çok hastalığın tedavisi için Uzak Doğu’ da binlerce yıldır kullanılmaktadır. Çin felsefesine göre meridyenlerdeki enerji akışında bir bozulma olduğunda sorunlar ortaya çıkmaktadır. Akupunktur ise vücudun çeşitli noktalarına ince iğneler batırmak yoluyla bu enerji akışını tekrar düzenlemeyi amaçlar. Uzun yıllar varolan geçmişine rağmen akupunkturun tedavideki etkinliği sıklıkla şüpheyle karşılanmaktadır. Ancak yapılmış olan çeşitli çalışmalarla diş hekimliğinde de etkin olduğu gösterilmiştir. Diş hekimliğinde, özellikle protez ve implant uygulamalarında öğürme refleksi önemli bir sorundur. Yapılacak olan uygulamalarda zaman kaybına, doğru ölçü alınamamasına ve hastanın katılımının sağlıklı olmamasına yolaçar. Ayrıca implant cerrahisinde, cerrahi sonrası bulantı ve ağrının kontroluna, anestezinin etkisinin artırılmasına, tedirginlik ve kaygının giderilmesine yardımcı olur. Protez ve implantın rahat kullanılması, yara ve acıların olmaması için yeterli tükrük salgısı gereklidir. Sjögren Sendromunda olduğu gibi tükrük salgısını azaltan bazı hastalıklarda protez uygulamaları güçleşmekte ve kısıtlanmaktadır. Bu hastalara da uygulama şansı vermek üzere akupunktur yapılmaktadır. Zira, akupunkturun tükrük salınımını artırıcı etkisi vardır. Aynı zamanda implantın konduğu dokunun iyileşmesinde, doku tarafından kabulünü etkileyen immün yanıtın düzenlenmesinde, çene eklemi fonksiyon bozukluğunun tedavisinde, çene kemiği kalitesinin artırılmasında, implant uygulama şansını etkileyen diabetin kontrolunda ve cerrahiye bağlı oluşabilecek olan küçük sinir hasarlarının tedavisinin hızlanmasında akupunkturun önemli faydaları vardır. Ayrıca, sağlık durumları nedeniyle yeterli doz sakinleştirici ilaç kullanımının sınırlı olabildiği yaşlı, düşkün ve özürlü hastaların diş tedavilerinde ilaç dozları azaltılarak akupunktur kombinasyonu ile diş tedavisi gerçekleştirilebilmektedir.

 

Dr. Z. Işıl BİRKAN
Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı
Akupunkturist / Nöralterapist

 

 

 

 

İLETİŞİM

 

 

Adres : Büklüm Sok. 36/4      Kavaklıdere / ANKARA

Tel: 0 312 428 46 96